İnatKuca #İnatEvi #Saraybosna

İlginç bir hikayeye sahip bir resturantı bu hafta başında deneyimle şansı buldum. İnat Evi // İnatKuca. 20. yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kamulaştırma ile nehir kıyısındaki evleri yıkılmak istemiş. Avusturyalıların güç gösterisi için şehirdeki görkemli ve önemli binaları yok etme planı ne mutlu ki bu evde işe yaramamış. Inat Kuca’nın sahibi Benderija, evin diğer kıyıya taşınması şartını koşmuş. Araya giren hatırlı kişilere rağmen ev sahibi evini yıktırmamış ve ev bugünkü yerine taşıtmış. Evin sahibinin inadı nedeniyle ev “İnat Evi” olarak anılmaya başlanmış. İnat Evi, 1997’den bu yana restoran olarak kullanılıyor. Lezzetli Boşnak yemekleri ve şarapları tadılabilir. “Bir zamanlar diğer tarafta duruyordum, ama inadına bu yakaya taşındım” tabelasını görün.

Menü oldukça geniş. Sogan Dolma, Cevapi, Sopska Salata ve 2 adet su için toplam 30 Boşnak markı yani 63 lira ödedim.

Giriş katı, bir üst kat ve en üstte son kat olmak üzere 2 katlı bir bina. Bulunduğum masa dışında sanırım başka dolu masa yoktu, sanırım hafta içi olduğu içindi ya da kış dönemi çok turist gelmediği için tercih edilmiyor. Mütevazi dekorasyon, samimi servis ve tarihi kimliği burasını gizemli kılıyor.

Restaurantın konumu şehrin merkezi sayılan Başçarşıya bir kaç dakikalık yürüme mesafesinde. Irmağın üstündeki köprünün hemen bitiminde. Oldukça keyifli bir yeri var.

Eğer Bosna’yı ziyaret etme şansınız olursa şüphesiz sizlerde uğramak istersiniz.

 

 

RexHotel #Belgrad

Tipik bir şehir oteli diyebileceğim Hotel Rex Main Page toplamda 94 odadan oluşuyor. Belgrad tarihi merkezindeki Knez Mihaliova isimli yaya caddesine yakın, BELGRADE BUS STATION 4 Železnička st büyük otobüs terminaline ise yaklaşık 1 km uzaklıkta. Oda iyi durumda yani sorunsuz çalışan bir split klima, komidinler, elbise dolabı, mini oturma mekanı (2 sandalye ve sehpa) duşakabin, mini bar, safe mevcut. Sıcak su ve klimada sorun yok. Hatta klima size Belgrad soğuğunu unutturuyor diyebilirim. Odada konaklama ve yemek dışında Spa, Reading Room, Fitness gibi extra hizmetler yok. Sabah kahvaltısı için zayıf diyemem, temel olarak; ekmek, kruvasan, reçel, kek çeşitleri ve meyve var ancak kızarmış et ve diğer yiyecekler için domuz etine dikkat etmemiz gerekiyor. Beklentilerinizi 3 yıldızlı bir otele göre sabitleyebilirseniz huzurlu bir şekilde kalabilirsiniz çünkü bu otel 3 yıldızlı bir şehir otelinin nasıl olması gerekiyorsa tam olarak öyle.

Umarım keyif alırsınız..

Otel odasında asılı bir fotoğraf..

Taze #Belgrad

Açıkcası destinasyon ziyaretlerimde yöresel lezzetlerden ziyade halkın yaşayış şekli, ulaşım alışkanlıkları, şehrin işleyişi, insanların hareketleri ilgimi çekmiştir. Belgrad’da fast food tüm dünyada olduğu gibi yoğun ilgi görüyor. Belgrad yazımda detaylı aktaracağım. 2 gündür gördüğüm ama karar veremediğim Taze isimli mini restaurant zinciri mütevazi ancak doyurucu lezzetleriyle ön plana çıkıyor. 9 şubat 2017

Yaklaşık 2,5 saat önce tükettiğim yöresel burger Pljeskavica, oldukça büyük burger, sıcacık pide ve zevkinize göre eklenecek turşu, lahana, marol, sos, mayonez, biber gibi garnitürlerden oluşan geleneksel bir lezzet. Belgrad merkezinde rahatlıkla karşılaşacağınız bu mini lezzet durakları sizlere güzel bir öğün vaadediyor.

Minicik patates kızartması ( buz gibiydi ve yağlıydı ) kola ve kocaman burger 370 dinar yani 12 lira

AsiaFood #Belgrad

Bazı lezzetler vardır hiç ama hiç unutmaz ve hep tatmak istersiniz. Kimisi için omlet sadece çırpılmış bir yumurta iken bir başkası için pazar günü kalabalık bir aile ortamında yenen dünyanın en lezzetli yemeğidir. Benimde herkes gibi çok sevdiğim yiyecekler var tabiki. Lise yıllarımda Hilton’da çalıştığım dönemde Çin mutfağını tanıma şansım olmuştu. Yeşil biberli dana eti ve sebzeli noodle vazgeçilmez lezzetlerim oldu ve yıllardır her denk geldiğimde bu ikiliyi hep tatmışımdır. Tesadüf eseri rastladığım Jurija Gagarina, Novi Beograd adresindeki Asia Food gerek genç ekibinin enerjisi gerek restaurantın şık dizaynı gerekse bütçe/lezzet açısından benden tam not aldı. (9 şubat 2017)

İçecekler dahil 1.000 dinar yani 34 lira karşılığında 2 kocaman porsiyon dana etli noodle gerçekten iyi bir rakam. Etler güzelce pişmiş ve isteğim üzerine acılı olarak hazırlanmıştı.

Vapiano #Belgrad

Bazı restaurantlar vardır nereye giderseniz gidin gözleriniz onları arar. 

2 çorba permasanlı toplam 640 dinar yani 21 lira

Vapiano da benim için böyle. Sadece İtalyan lezzetlerine odaklanan restaurant ile ilgili daha önceki yıllarda Berlin restaurantları için yazmıştım. Ancak yeni bir destinasyonda yeniden yazmakta fayda görüyorum. Bir kaç gün önceki Bosna Hersek / Bosna ziyaretimde de gözlerim aradı ancak bulamamıştım zira ağırlıklı olarak yerel lezzetler buldum. Şehirden ayrılırken şehir merkezinden uzak bir yerde gördüm ancak çok geçti. Bosna da görünce Belgrad’da da bulurum diyordum ve 2.günümde buldum. İnternet yok muydu madem bu kadar seviyordun niye google da aramadın diyenlere cevabım: valla seyahatte olunca insan acele ile ne yaptığını bilmiyor!!

Her zamanki gibi Avm içerisinde ( Juhorska 31/61, Beograd, Usce Bul. Mihajla) ayrı bir köşede ve sıradışı dizaynı ile kırmızılar içindeydi. Henüz kahvaltıdan yeni kaltığımız için sadece çorba içerek hasret giderdim. 09 şubat, 2017

Gidin..Gidin..Gidin..

#La La Land #Aşıklar Şehri

​​Bu kadar iltifata mazhar olup 7 dalda Altın Küre alarak 14 dalda da Akademiye aday olduktan sonra La La Land bizim de radarlarımıza yakalandı (Radarlarımız oldukça eski modelmiş anlaşılan).
Filmi izleyen ve web sitemizin ekibinde yer alan diğer yazar arkadaşlar (bal yapmayan arılarım) bu filme eleştiri yazmayı reddedince iş yine başa düştü.

Karşınızda: Aşıklar Şehri nam-ı diğer La La Land!

Filmin başrollerini Ryan Gosling ve Emma Stone paylaşıyor. Yönetmen koltuğunda ise Whiplash filminden tanıdığımız Damien Chazelle oturuyor (TRT girişi oldu). Hatta filmin bir sahnesinde Whiplash’ı hatırlatırcasına J. K. Simmons’ın yer aldığı bir cameo sahnesi bulunuyor. Simmons yine enstürman çalan esas oğlana kabus oluyor ve gülümsetiyor.

Aslında müzikal olması nedeniyle bu yapıma oldukça ön yargılı yaklaşmıştım. İzlememin bu kadar gecikmesinin sebebi de buydu.

Bu ön yargımın küçükken ve daha İngilizce bilmeden izlediğimiz müzikallerden kaynaklandığını söyleyebilirim.

Şimdiki çocuklar ise bu konuda şanslı. Mesela Karlar Ülkesi gibi yapımlardaki şarkılar çok güzel bir şekilde Türkçe’ye çevriliyor. Gerçi bizim zamanımızda da (1980-1990 arası doğan kuşak) Alaaddin ve Hercules çizgi filmlerinin şarkıları çok hoştu. Hatta Herkül’ü Tarkan seslendiriyordu.

Adetim üzerine hiç bir eleştiri okumadan izlemeye koyulduğum filmin daha açılış sekansındaki otoban sahnesi ne derece kaliteli bir yapımla baş başa olduğumuzu gözler önüne serdi.

Sonuçta romantik komedi, drama ve müzikal türü gereği esas kızla esas oğlanın ilk karşılaşmaları tahmin edeceğiniz üzere çok da hoş olmadı.

Filmin türü romantik komedi, teması da “hayallerinin peşinden git” olunca konusu size oldukça sıradan gelebilir. Tabi ki filmin konusu değil nasıl işlendiği önemli. Bu film bu işi oldukça iyi yapıyor. Filmi izlerken zaman hızla aktı ve kendimi birden final sahnesinde buldum.

Caz piyanisti olmak isteyen Sebastian ile oyuncu olmak isteyen Mia’ya hemen ısındım. Şunu söylemem gerekir ki her iki oyuncu da rollerinin hakkını ziyadesiyle veriyorlar. Özellikle Emma Stone’un buradan Oscar alacağına inancım tam.

Sonuç olarak 14 dalda Oskar adaylığı 7 de Altın Küre ödülü bana fazlasıyla abartı gelse de kesinlikle güzel bir film olduğu yadsınamaz.

Bu filmi eşiniz ya da sevgilinizle izleyebilirsiniz. 14 Şubat da yaklaşıyor, benden söylemesi.

İyi seyirler.

Candostum #izle

*dikkat bu yazı spoiler içerir

Hayatımın en keyifli filmlerinden birini izleme şansım oldu. 2011 yapımı, Oliver Nakache ve Erc Toledano yönetmenliğindeki Can Dostum.

fragman , dans ve daha fazlası burada.

Karısını kaybeden, felç olan bir adamın (Philippe) trajik hikayesi ve bu trajik hayata renk katmaya çalışan hasta bakıcı, asi çocuk (Driss)

Öncelikle gülmek hatta tebessüm etmek bir insana ancak bu kadar yakışabilir. François Cluzet Zor bi karekteri çok güzel, içten oynamış. Aynı şekilde Omar Sy sanırım ilk kez izlediğim bir oyuncu ancak bayıldım. Özetle bir tarafta parası olan hatta özel uçağı dahi olacak kadar zengin, entellektüel bir adam var ancak felçli ki buna rağmen hayata sımsıkı sarılı. Diğer yandan işssizlik parasıyla geçinen, iş erbabı olmayan, seçmediği bir aile ortamında yaşamaya çalışan, hatta kovulan bir Senagelli. 

Ve ikisinin kesişen muazzam hikayesi

Film boyunca güldüm, tebessüm ettim. Acı ama gerçek ne varsa ironik olarak ele alınmış. İyi izledim

KürtMantoluMadonna #SabahattinAli

*Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır. 

Okumaya devam et “KürtMantoluMadonna #SabahattinAli”

%d blogcu bunu beğendi: