Pamukkale #Hierapolis #Unesco #WorldHeritage

Aracınız yoksa, sizi otogara bırakacak kimse yoksa ve yolculuğunuzun başlama saati toplu taşıma araçlarının başlama saatinden önce ise üzülmeyin. Çünkü Kamil Koç servis noktalarından sizi alıp, otagara ulaştırıyor. Seviyorum bu hizmeti çünkü gecenin karanlığında sadece sizin için gelmiş ( bu seyahatinde ben dahil 3 kişiydik ) bir araç sizi mutlu ediyor. Çünkü bırakın geceyi, gündüz bile servis hizmeti veremeyen ya da limitli seferler veren seyahat şirketlerinin varlığı malumunuz!

Okumaya devam et “Pamukkale #Hierapolis #Unesco #WorldHeritage”

AnayurtOteli #YusufAtılgan

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanına göre daha karamsar, daha pesimist, daha saldırgan ve hatta daha rahatsız edici bir karakterin hikayesi. Psikoloji, polisiye, dram, hatta rahatsız edici monologlar.. sıradanlıktan sıkıldıysanız bu roman tam size göre olabilir. Sadece 108 sayfa..

Okumaya devam et “AnayurtOteli #YusufAtılgan”

NikolaTeslaMüzesi #Belgrad

Belgrad’a dair aklımda kalan en önemli 2 deneyimden birisi Nikoa Tesla Müzesi idi. Kuşkusuz bazı film ve kitaplarda Tesla’dan bahsedildiğine rastlamış ve elektrik konusunda devrimler yarattığını okumuştum. Ancak Tesla’nın naaşının yakılmasından sonra geriye kalan küllerininde bulunduğu ve Tesla’ya ait eşyalarla donatılmış müzeyi gezdikten sonra Tesla’ya dair merakınız artacaktır. Nikola Tesla Müzesi Krunska 51, 11000 Beograd adresinde ve salıdan pazara her gün 10 am ile 6 pm arasında açık. Müze merkezde ve cadde üzerinde. Eğer uluslararası öğrenci belgeniz yoksa tam ücret alınıyor ve kişi başı 500 sırp dinarı (yani 16 lira) ödemeniz gerekiyor. Gittiğimde (8 şubat) üst kat tadilattaydı ve ancak alt katı gezebildik. Açıkcası diğer alışılagelmiş müzelerin aksine -eğer okumaya meraklı değilseniz- maksimum 15 dakikada gezeceğiniz bir müze. Ancak rehberin 15 dakikalık sunumu, müzedeki her şeyi tek tek açıklaması, Tesla’ya ait anektodlar vermesi, mini deneyler yapması ve ziyaretçileri bu deneylere dahil etmesi gerçekten inanılmazdı. Müzede Tesla’ya ait çeşitli konularla ilgili sözleri bulabileceğiniz digital platformlarıda inceleyebilirsiniz

Tesla hakkında ilginç bilgiler öğrendim:

*bilimsel çalışmalara daha çok zaman ayırmak için hiç evlenmemesi

*teması sevmediği için sürekli eldiven kullanması

*Temizlikle uğraşıp zaman kaybetmemek için hep otellerde kalması ve New York ta bir otelde ölmesi

*3 rakamına olan takıntısı ve öldüğü oteldeki odasının 33.katta, 3327 numaralı olması

CaribicPizza #Belgrad

Belgrad yazımda belirttiğim gibi fast food yemek kültürü Belgrad’da yoğun olarak var. Şehir merkezinde pizza yiyebileceğiniz şirin, mütevazi, lezzetli ve pratik bir pizzacı var. Caribic isminde, hemen gözlerinizin önünde pizzayı yapan, servis eden güzel bir pizzacı

Self servis hizmet alabileceğiniz, wifi kullanabileceğiniz, üst katında şehri izleyebileceğiniz leziz bir mekan. Ortalama dilim başında 230 sırp dinarı ( 8 lira ) ödeyerek karnınızı bir güzel doyurabilirsiniz

Belgrad

Bosna’daki yoğun son gün telaşının ardından nihayet  otobüsüne binerek yaklaşık 7 saatlik Belgrad yolculuğumuz başladı. Istocno Sarajevo Bus Station Bosna ile ilgili 


diğer yazımda belirttiğim üzere Sırp Cumhuriyeti Bölgesinde olduğu için biraz çaba sarfetmeniz gerekiyor. Öyle ki bu istasyona gidip biletlerimizi aldıktan sonra nasıl olduysa kaybolduk ve biletleri göstermemize rağmen istasyona tekrar gitmemiz maalesef çok zaman aldı. İstasyon küçük köy garajları gibi. Bekleme salonu yok, ısıtması yok. Tuvalet ücretli. Valiz odası var bavulunuzun büyüklüğüne göre 1 ya da 2 mark ile bavulunuzu bırakabilirsiniz. Otobüsler, ilk öğrencilik yıllarımdan hatırladığım otobüslerden. Sürekli bir sirkülasyon var. Bir durakta biri iniyor, bir diğerinde biri biniyor. Belgrad’a kadar otobüste sabit kalan bir kaç kişiden biriydik. Maalesef araçlarda wifi yok. Uzun mola olarak 1 kez mola verdi, 20 dakika bir restorantta kaldık.

Saat 15.00 de başlayan Bosna-Belgrad yolculuğumuz saat 22.15 sularında BELGRADE BUS STATION 4 Železnička st ile son buldu. Information center diye tabir ettiğimiz danışma büroları yok denecek kadar az ve kısıtlı yabancı dil ve büro imkanlarını düşününce işiniz biraz zorlaşıyor. 

Belgrad İlk Gün, 08 şubat 2017

Oteldeki mütevazi kahvaltımızdan sonra şehri anlamak üzere adımlamaya başladık. İlk olarak otobüs terminaline yakın olduğu için, birşey varmış gibi hevesle WaterFront Projesi denen köprü ve inşaatlardan oluşan bir proje alanına gittik. Sava nehrinin hemen yanı başındaki projenin önünden nehir boyunca güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ordan şehrin en keyifli noktasına yine yürüyerek ulaşabilirsiniz. Kale Megdan denilen şehri güzelce tepeden gören, kocaman, içerisinde müze barındıran, restaurantlar, cafeler barındıran, yürüyüş parkuru, açık hava sergisi v.s. var da var.. Açıkcası sadece bu park için yeniden Belgrada giderim!

Kale Megdan’dan sonra Kralja Petra ve Kneza Sime Markovica caddelerinin ortasındaThe Cathedral Church’u ziyaret etme şansım oldu. Kathedralın hemen içerisinde çeşitli dini figürlerin olduğu hediyelik eşya satış yeri mevcut.

Belgrad notları;

Knez Mihailova Caddesi alışveriş dükkanlarının olduğu çok uzun ve keyifli bir cadde. Cadde boyunca yürümek bile keyifli.

-Otobüslerde wifi mevcut. Maalesef bir çok uluslararası havalimanında bile internet yokken otobüsde internet olması keyifli

-72 numaralı otobüse, kişi başı 150 sırp dinarı ( 5 lira ) ödeyerek Zelanca Meydanından binebilirsiniz. Nikola Tesla havalimanına yaklaşık 40 dakikada varabilirsiniz. İsterseniz taxi de bir seçenek olabilir, yaklaşık 15 euro!

-Maalesef ingilizce’yi konuşamayan insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Genç, yaşlı, öğrenci farketmiyor şansınız varsa sorularınıza ingilizce yanıt veren birilerini bulursunuz

-Slot denen oyun merkezlerini hemen hemen her yerde görebilirsiniz. Eğlenceye düşkün bir başkent burası

-Ulaşım ucuz diyebiliriz. Tramway ya da otobüs farketmeksizin günlük 290 sırp dinarı ( 10 lira ) ödeyerek günlük bilet alabilirsiniz. Bindiğiniz araç içerisinde kartı okutacağınız cihazlar var, her ne kadar kartı okuttuksan sonra kart üzerinde bir değişiklik ya da not olmasada sorunsuz bir şekilde seyahat edebilirsiniz.

-Fast Food yeme kültürü fazlasıyla var. Hemen her yerde dilim pizza yiyen insanlar görebilirsiniz

-İçecekler pahalı. Bira kola’ya göre daha ucuz!

-Shop&Go isminde mini süpermarket zincirleri var. Hemen her sokakta görmeniz mümkün, üstelik 24 saat açık olduğu yazıyor. Oldukça hesaplı

-Moj Kiosk şeklinde meydanlarda ya da köşe başlarında görebileceğiniz mini büfeler var. Ulaşım kartlarını bu kiosk’lardan alabilirsiniz.

-İstiklal caddesinde nasıl adım başı kestane varsa Belgrad’da da adım başı patlamış mısır satıcılarını görmeniz mümkün. En küçük boy patlamış mısır 40 dinar ( 1 lira )

-Telefon klübelerini görebileceğiniz bir başkent

-Pekara diye adlandırılan çeşitli unlu mamüllerinin satıldığı mini cafeleri adım başı görebilirsiniz. Yağlı yağlı börekler ilginizi çekiyorsa afiyet olsun şimdiden.

-Taş meydan Belgrad merkezde görebileceğiniz çeşitli büfelerin, heykellerin olduğu yeşil alanlardan oluşan başka bir meydan

Zemun bölgesine ayrıca parağraf açmak gerekiyor: Zemun balıkçıların yoğun olduğu, çeşitli restaurantların olduğu hoş güzel bir sahil kasabası tadında şirin bir yer. Zemun yazan otobüslere bindiğinizde nereye gitiğinize dikkat etmenizde fayda var çünkü Zemun büyük bir ilçe ve sahil yerine çok daha uzak noktalarına gidebilirsiniz ( bizim gibi yaklaşık 20 dakikalık bir mesafelik uzağa girebilirsiniz )

Zemun’da restaurantlarda yemek yiyebilir, 100 gramı yaklaşık 270 sırp dinarı ( 9 lira ) olan 1 kiloluk balıkları sipariş edebilirsiniz. Güzelim flamingoların hemen yanında fotoğraf çektirebilirsiniz. Yanıbaşınızda hareket eden kocaman bir canlıdan ürkmezseniz tabi.

Belgrad’a dair unutamayacaklarım: Kale Megdan, Nikola Tesla Müzesi, Zemun ve Knez Mihailova Caddesi boyu yürümek.  


HotelHayat #Saraybosna

​This review about Hotel Hayat because they removed my reservation from Hotel Hayat Hill to Hotel Hayat without get my permission. Hotel Hayat is not hotel its Hostel! In my life I didn’t stay such as disaster, terrible, unclean and poor property. No towel for bath, no shampoo, no slipper, no minibar, no safe, no view, no water on hours between  00.00-05.00. Natural gas machine not working even you ask staff but it doesn’t work fully. No air conditions. I requested from booking.com to remove this terrible property from their website. Even hotel wifi says Hotel Hayat is hostel!!

 

MostarKöprüsü #BosnaHersek

Belki de Saraybosna’yı gezmek istememdeki ana motivasyonlarımdan birisi şüphesiz Mostar köprüsü idi. Ancak bugün (6 şubat 2017) yağan yağmur maalesef Mostar’ı gönül rahatlığıyla gezmemize engel oldu. Yine de köprüye ulaştık, köprü civarındaki alışveriş dükkanlarını görme şansımız oldu. Saraybosnadaki 2 otogardan şehir merkezine yakın olan, Amerikan konsolosluğunun hemen yanındaki otogardan (prodajno mjesto AS Sarajevo, Salter 2 Broj) bilet aldık. 2,5 saatlik yolculuk için kişi başı ödeyeceğiniz ücret 17 mark yani 36 lira.Tv yok, içecek-yiyecek yok, otobüsler eski ancak dünyanın en keyifli eylemlerinden birisi de daha önce gitmediğiniz bir yere kara yoluyla ulaşmaktır. Yolu izleye izleye nihayet Mostar’a vardık. Biraz dolaşarak yolu bulacağımızı düşünerek otagarın hemen yanındaki benzin istasyonuna girdik ve köprüden yaklaşık 1 km uzakta olduğumuzu öğrendik. Islak caddelerde usul usul ilerleyerek köprüye ulaştık. Zemin sanırım kayıp düşmeyi önlemek için kemerli yapılmış. Biraz dikey yapısı ve yağmurdan dolayı kayganlaşması sebebiyle ayakta durmak hiç kolay değildi. Dikkatli olunmazsa hem yere düşülebilir hem telefon ya da fotoğraf makinası suya düşebilir.

Mostar Köprüsü 2006 yılından beri Unesco koruma listesinde. Bir şehri asıl mevsimine göre zamanında gitmemizde fayda vardır ancak her zaman işler böyle gitmez. Dükkanların büyük bölümü kapanmıştı, şehir hayalet şehir olmuştu. Merkezde canlılık olsada köprü civarı oldukça tenhaydı. Açıkcası gönül rahatlığıyla oturulacak çok fazla mekan yok ya da ben fazla seçiciyim. Hava şartlarından dolayı erkenden Bosna dönüş yoluna koyulduk. Autoprevoz Mostar Trg Ivana Krndelja 4 otogarından yaklaşık fiyat 16 km ödeyerek seyahatimiz başladı. Bu defalık göz attık diyelim muhakkak tekrar geleceğim

 

MerakPizza #Saraybosna

Başçarşı bölgesinden ilerde, Ferhadija caddesinde 35, Sarajevo 71000 adresinde( ve daha bir kaç yerde rastladığım mini pizza zinciri. Mütevazi fırını, bir kaç masası, taburesi ve içecek seçenekleriyle hızlı bir öğün alabileceğiniz önerebileceğim mekanlardan. Domuz eti yemiyoruz, müslümanız dediğimde “bende müslümanım” diye çıkışan pizza dükkanı sahibi ya da yöneticisinden fırçamızı yedikten sonra birer dilim pizza aldık. 2 mark yani yaklaşık 4 lira. Margarita, karışık, sosisli, dana etli v.b. çeşitli pizzalar bulabilirsiniz

#GeziyorumİyiHissediyorum

 

Saraybosna

Dileğin ne diye sorulsaydı limitsiz bir kredi kartı olurdu cevabım.. Ki rahat rahat uçak bileti alıp, seyahat edebileyim diye..

Haftalar öncesinden planladığım seyahat sonunda başladı. Pazar sabahı önce Thy ile Ankara-İstanbul uçuşu, sonrasında Pegasus ile İstanbul-Saraybosna uçuşu.

*Burada araya girip görüş bildirmek istiyorum; Yok koltukları kötüymüş, yok sürekli rötar yapıyormuş, yok su bile ücretliymiş, yok koltuk seçimi ücretliymiş..Binmeyin kardeşim!! Binmeyin!! Uçuş alternatifi bol, ucuz, yeni filosu olduğu için Pegasus’u tercih ettiğinizi sizde biliyorsunuz!! Sanırım biz Türklere özgü en gıcık edici özelliklerden birisi de bu: İyi olanı çekemiyoruz maalesef!!

Yepyeni bir uçakla minik bir rötarla da olsa sorunsuz olarak Saraybosna’ya ulaştık. Sabiha Gökçen’den yaklaşık olarak 1 saat 40 dakikalık bir uçuşumuz oldu. Uçuşa dair aklımda kalanlar: Üst kabinde şeker akması olmuş, kabanım kirlenmiş. Hostese inerken söyledim, ilgiyle teşekkür etti ve ıslak mendil önerdi. Bu bile yeterliydi sorunu unutmam için ( ama ben unutamadım çünkü kabanımı temizlemem hiç kolay olmadı ) Menü fiyatlarında minik bir revize olsa harika olur malum euro eski euro değil! Fiyatlar çok yüksek. En azından su fiyatlarını düşürseler “su bile pahalı” diyenlerin elinden bir koz almış olurlar.

Uçağın inmeye başladığı andan itibaren son derece dağlık bir yapı dikkatimi çekti. Kuş bakışı bakıldığında evlerin büyük bir alanda, dağ eteklerine tek tek serpilmiş olduklarını görebiliyorsunuz. Tam tüm şehir böyle mi, ben nereye geldim demeye başladığımda şehrin merkezini görmeye başladım. Çok katlı bina pek görünmüyor. Havalimanı son derece küçük ve ıssızdı. Öyle ki bu ıssızlık sizi ben nereye geldim böyle diye düşündürebilir. Ben düşündüm ondan biliyorum! Çöle inmişiz gibi bir sessizlik ve yalnızlık vardı. Pasaport kontrolde ingilizce bilmediği için gelen turistleri bekleten memurlarla karşılaşma ihtimaliniz var. Bosna’da bulunacağınız süre boyunca deneyimleyeceğiniz üzere ingilizce diye bir dilin varlığından haberi olmayan insanlarla bol bol karşılaşacaksınız dolayısıyla Boşnakça bir kaç kelime ya da cümle kalıbı öğrenmeniz size müthiş yardımcı olacaktır. Kalacağınız otele ait rezervasyon bilgisi, dönüş uçak bileti, bir kaç gün yetecek kadar nakit para ve seyahatiniz süresince neler yapacağınıza dair bir kaç hazır cümleyi aklınızda hazır bulundurmanız, sorun arayan ya da zor diye tabir edilen pasaport görevlisiyle yapacağınız diyalogu kısa tutmanıza katkı sağlayacaktır.

Havalimanın hemen önünden, (Hersek bölgesi) kalkan otobüslere bindim ve yaklaşık 40 dk sonra Başçarşıdaydım. Kişi başı 5 Km (11 lira) Başçarşı neresi diyenlere görsellerle cevap vereceğim ancak yine de kısaca belirtmem gerekirse Bosna’nın kabaca kalbi diyebileceğim bir yer burası. Yüzlerce alışveriş dükkanının bulunduğu 16. Yüzyılda kurulmuş Osmanlı Çarşısı

Bosna Hersek yakın tarihi üzülerek bildiğimiz üzere acılarla, savaşlarla dolu. Saraybosna’da bu kaderden fazlasıyla nasibini almış.

Şehrin ortasından geçen Miljacka ırmağı şehre ayrı bir hava katıyor. Suyun bulanıklığı, hızı, akışkanlığı ne kadar yoğun olsa da bir çok binada göreceğiniz kurşun izleri havanızı ister istemez dağıtıyor. Bu şehirde binlerce insan ölmüş ve çatışmalar uzunca bir süre devam etmiş. 

Caddelerde, köşebaşlarında mini dükkanlar var ve bir çoğunda kadın çalışıyor. Kadın nufusu erkeklere göre daha fazla olabilir ( yakın zamanda gerçekleşen soykırımdan ötürü erkek nüfusunda bir azalma olduğu aşikar ) ancak kadınların iş dünyasındaki bu yoğun mevcudiyeti gayet sevindirici, darısı ülkemizin başına! 

http://www.booking.com aracılığıyla rezervasyon yaptığım oteldeki sıkıntılardan dolayı tatilimiz güzel başlamadı ama şehirin güzelliği kafamızı dağıtmaya yetti.

“Bu satırları Mostar’dan Saraybosna’ya dönüş yolunda otobüste yazıyorum. (06 şubat 2017) Daha sonra Mostar yazısında detaylı bilgi vereceğim”

Başçarşı bölgesinden yürüyerek aslında bir çok noktayı görebilir, bir çok lezzeti tadabilir, şehrin DNA’sını çok rahat hissedebilirsiniz. Birbirine benzeyen yüzlerce alışveriş dükkanından alışveriş yapabilir, bizdeki İzmir köfteye benzer kebaplarından (cevapi) tadabilirsiniz. Hayvancılık yaygın olduğu için et yemekleri oldukça hesaplı ve lezzetli.

Ulaşım; otobüs ve tramway yoğun bir şekilde kullanılıyor. Caddelerde ağırlıklı olarak tramway rayları mevcut. Aynı istikamette tramway ve araçları seyir halinde görebilirsiniz. Ancak günlük biniş kartı olmaması ulaşımı pahalı yapıyor. 1 mark=2.1 lira olunca ve her ulaşım 1.80 mark=3.8 lira hesaplarınız biraz şaşıyor. Arabaların neredeyse hepsi iyi kategori cinsinden. Volkswagen ve Audi en çok gördüğüm araç markaları.

Yeme içme; Türk mutfağına yakın bir mutfakları var. Boşnak kahvesi dedikleri bana göre Türk kahvesi ile filtre kahvenin arasında bir şey. Telvesi var ancak termosda servis edilebiliyor. Kahveyi seven biri olarak ben kahvaltıda sunulan kahveyi iki kez denememe rağmen bitiremedim. Boşnak böreği şekil olarak benzemese de tat ve içerik olarak bizim kol böreğimize, tepsi böreğimize benziyor. Pekara denilen unlu mamülü satan onlarca mini fırın göreceksiniz. Çok yağlı olduğu ürünler olduğu için dikkat etmenizde fayda var. Çok abartılı bir giyiniş tarzı bulmadım. Çoğunluklu olarak herkes gayet güzel giyiniyor.

Ezan sesini çok şükür 5 vakit duyacağınız kadar cami var. Türk dükkanları, restoranları görmeniz mümkün. Dağlık yapısından dolayı yokuş yukarı sokaklar fazlaca mevcut. Yokuş yukarı yürümeye alışık değilseniz bel ağrısı çekmeniz kaçınılmaz.

Çok fazla metruk bina görmeniz mümkün, grafiti adayı duvarları çizilmiş, boyanmış binalarıda bolca göreceksiniz. Toplamda 2 adet otobüs terminali var. Bir tanesi Amerikan konsolosluğunun hemen yanında P.J. Autobuska Stanica Sarajevo diğeri ise Istocno Sarajevo Bus Station. İnsanların büyük çoğunluğu ikinci yazdığım otobüs terminalinden bir haber. Çünkü bu bölge Sırp Cumhuriyetine ait olduğu için çok tercih edilmiyor anladığım kadarıyla..

Kısaca özetlemek gerekirse Başçarşı, Sebil, Latin Köprüsü, Saat Kulesi, Svrzo’nun evi, İnat Evi ve Umut Tüneli gördüğüm ve hatırladığım temel mekanlar. Bu mekanların bir kısmını ayrıca yazacağım.

#GeziyorumİyiHissediyorum

CevabdzinicaHodzicA #Saraybosna

Bosnadaki ilk saatimde açlığımızı gidermek üzere Başçarşı bölgesine doğru yol almaya başladık kı karşımızda Çevabi servis eden bir dükkan.. Mütevazi bir mekan olmasına rağmen olabilecek en güzel noktada yani Başçarşı meydanının hemen yanında.

Çevabi, Boşnakların yöresel kebap yemeği. Türk mutfağından tandır ekmeğine benzer ekmek düşünün, içerisine doldurulmuş izmir köfte şeklinde köfteler ve tabağın bir kenarında doğranmış soğan parçacıkları. Salatada, köftede hep soğan var öyleki soğan dolması bile var! Et konusunda bizdeki gibi cimri değiller. Ekmeğin içinde kaç köfte vardı ben sayamadım!

Fiyatlar: 200 gram köften kişi başı 6 mark ve yoğurt dedikleri çok katı ayranın fiyatı 1 mark. Yani yaklaşık 14 liraya çok rahat karnınızı doyurabilirsiniz

Keyifli tatiller dilerim

%d blogcu bunu beğendi: