#La La Land #Aşıklar Şehri

​​Bu kadar iltifata mazhar olup 7 dalda Altın Küre alarak 14 dalda da Akademiye aday olduktan sonra La La Land bizim de radarlarımıza yakalandı (Radarlarımız oldukça eski modelmiş anlaşılan). Filmi izleyen ve web sitemizin ekibinde yer alan diğer yazar arkadaşlar (bal yapmayan arılarım) bu filme eleştiri yazmayı reddedince iş yine başa düştü. Karşınızda: Aşıklar ŞehriOkumaya devam et “#La La Land #Aşıklar Şehri”

Westworld 1. Sezon İnceleme

Bilim kurgu nedir? İnsan nedir? Bilinç nedir? Yaşamak nedir? Tanrı mı insanı kendi suretinde yarattı yoksa insanlar mı kendi suretini tanrıya atfetti. Aslında bilim kurgu çok geniş yelpazesi olan bir kavram. Lazer silahlarının, uzay savaşlarının yer aldığı Star Wars, Guardians of Galaxy gibi daha çok “science fantasy” alt türüne dahil olan yapıtların olduğu gibi, Terminatör,Okumaya devam et “Westworld 1. Sezon İnceleme”

Resort Turizm Kongresinden Notlar – Aralık 2011-

Resort turizm kongresinden notlar  – aralık 2011- Öncelikle 2012 yılının herkes için mutluluk getirmesini dilerim. Yeni yılın ilk yazısını Aralık ayında Antalya da gerçekleştirilen Resort Turizm kongresinde aldığım notlara ayırdım. Kongrede anlatılanları birebir tekrarlamaktan çok, aslında neler konuşuldu, neler eksik kaldı, neler konuşulmalıydı gibi kişisel saptamalarımı anlatmaya çalışacağım. Hükümet, kültür ve turizm bakanlığı, resort dergisi,Okumaya devam et “Resort Turizm Kongresinden Notlar – Aralık 2011-“

Turizmde İç Müşteri ve Küçük Dokunuşlar

Turizmde İç Müşteri ve Küçük Dokunuşlar Uzun uzun iç müşterinin tanımını yapmak yerine bir “iç müşteri” olarak gözlemlediğim konuları, küçük dokunuş tavsiyelerimle birlikte paylaşmak istiyorum. Milyon dolarlar harcanır ve oteller, havayolu şirketleri, acenteler, kongre merkezleri, restaurantlar, eğlence merkezleri kısacası insanlarla birebir iletişim halinde olmayı gerektiren şirketler dünyanın en zor sektörlerinden birine yani turizme dahil olurlar.Okumaya devam et “Turizmde İç Müşteri ve Küçük Dokunuşlar”

Özeleştiri

Az once dolmuştaydım ve ineceğim yere yaklaşınca şoföre inmek istedigimi söyleyerek kapıya doğru yürüdüm. Şoför duymadı ve yaklaşık 100 metre ileride inmek zorunda kaldım. Önce söylenecektim ki sonra vazgeçtim. Yani 100 metre yürümekle ne kaybeder ki insan? Olamaz mı yani, insanlar hata yapamaz mı? Ne kadar tahammülsüz insanlar oluverdik, buluttan ne kapıyoruz. Çoğu zaman kendiOkumaya devam et “Özeleştiri”