yürüme üzerine oruç aruoba’dan aforizmalar

“yer, yön, yol”, s. 69-76 Yol, kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir. Kendi yerini yerleşiklikte bulamayan kişi, onu yolculukta arar. Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu; bir yol da, bir yerden önceki ya da sonraki bir durumsa — kişinin durumu da, hep, öyle, ya da, böyledir… Yerini yitiren kişi, yola çıkmak zorundadır.Okumaya devam et “yürüme üzerine oruç aruoba’dan aforizmalar”

Yol

  Kendine yeni bir yol arayan kişi, önce, kendinden önce yürünmüş yollara bir bakar -kendi yürümek isteyebileceği yola benzer bir yol bulmak için; çoğunlukla da bulur- ama, acaba, o bulduğu yol(lar), tam da bulduğu yol(lar) olarak,  kendi aradığı yola aykırı değil mi? –yeni bir yol aramıyor muydu, arayan kişi- ne işi var öyleyse, eski (yürünmüş)Okumaya devam et “Yol”

Eylül

eylül melonkoli kokar hele benim gibi ruhunuz melonkolikse daha da hüzünlüdür her bir eylül günü.. dayanamımışım mesala bu şarkıyı kaç dinledim bilmiyorum Eylül’de Gel aklıma geldikçe twitter üzerinden çığlık atıyorum aforizmalar gelmiş gözler, ölüm, özlem, sabır

Ölüm bir garip mevzu

ölüm; bir garip mevzu.. ölmek malumunuz herkesin en azından bir kere yaşayacağı bir deneyim. Bakınız Ankebut Suresi 57. Ayet Her canlı ölümü tadacaktır. ama ölüm var ölüm var.. mesala lunaparkta eğlenirken bindiğiniz eğlence aracının zincirleri kopabilir ve ölebilirsiniz, uçak düşer ve siz yine ölebilirsiniz, gemi batar boğulursunuz ya da bir öğle yemeğinde ana yemek olabilirsiniz (Okumaya devam et “Ölüm bir garip mevzu”