Huzursuzluk- Zülfü Livaneli

Harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeniOkumaya devam edin “Huzursuzluk- Zülfü Livaneli”

Posta Kutusundaki Mızıka – A. Ali Ural

kısa kısa notlar, aforizmalar, sessiz çığlıklar, felsefe, deneme, şiir. karmakarışık bir kitap. “Aklımızın ardından gidelim. İnsanların takdiri de canı isterse arkamızdan gelsin” Montaigne Sabır, musibetin vurduğu ilk andadır Konuştuğuma çok kere pişman oldum. Fakat sustuğuma asla. Publis Syrus Montaigne “ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim” diyerek insanın isteseOkumaya devam edin “Posta Kutusundaki Mızıka – A. Ali Ural”

Ermiş – Halil Cibran

Şairane bir üslupla kaleme alınmış felsefi, ruhani ve ilham verici denemelerden oluşan güzel bir denemeler bütünü.. Ses, onu kanatlandıran dili ve dudakları taşıyamaz Bu her zaman böyledir, ayrılık vakti gelene kadar bilmez sevgi derinliğini Ve yarın ne getirir ki, kemiklerini, kutsal şehre giden hacıların üzerinden geçtiği izsiz kumların içine gömen çok temkinli köpeğe Ve cömertOkumaya devam edin “Ermiş – Halil Cibran”

Askıda ekmek

Sanırım İtalyanlar başlatmış bu askı işini. İtalyanlar askıda kahve demiş, başkaları askıda ekmek… yardımlaşma, ikram, samimiyet, paylaşmak hepsi içiçe geçmiş duygular. Elimden geldiğince askıda ekmek uygulamasına katkı sağlıyorum. Geçenlerde yine fırında ekmek sırasındayım. Yanımda bir adam duruyordu. Elinde farklı bir poşet sadece ekmek siparişlerini veren kadına bakıyordu. Kadın şu anda ekmek yok dedi ve adamOkumaya devam edin “Askıda ekmek”

Oruç Aruoba’nın Ardından

Oruç Aruoba birçoklarının merak ettiği -en azından benim merak ettiğim- dünyaya göç etti. Ardında kitaplar, şiirler, aforizmalar, sözcükler bıraktı. Hayat karmaşası içerisinde ara ara adını anardım. Tanışma şansım olmadı. Ama şiirler bir diyalogsa eğer onunla yüzlerce kez konuştum demektir. Yaşam, istemen ve istediğinin ne olduğunu -ne istediğini-bilmemen olacak Bilinmeye elvermeyecek yaşamın- hep istem olacak, veOkumaya devam edin “Oruç Aruoba’nın Ardından”

Steve Jobs

  Steve Jobs / alıntılar.. Terk edilmek. Seçilmek. Özel olmak. Bu kavramlar Jobs’ın benliğinin, kendine bakışının parçası haline geldiler. En yakın arkadaşları, doğduktan sonra terk edilmenin onda yara izleri bıraktığını düşünüyorlar. “Bence yaptığı her şeyde mutlak kontrol sahibi olma arzusu kişiliğinden ve doğduktan sonra terk edilmiş olmasından kaynaklanıyor,” diyor uzun süreli iş arkadaşı Del Yocam.Okumaya devam edin “Steve Jobs”

Amsterdam Notları 2018

Ekim 2018’de 2 günlüğüne iş amaçlı Amsterdam seyahatim oldu. Hep gitmek istediğim ama fırsat bulamadığım bir şehir, Amsterdam.. Amsterdam Hollanda‘nın başkenti ve finansal, kültür-sanat merkezidir. Amsterdam nüfusu 850 binin üzerindeyken kent etkileyici mimarisi ve üzerinden 1500’den fazla köprünün geçtiği kanallarıyla ünlüdür. Kentin 17. yüzyılda yaşadığı Altın Çağ’dan kalma mirasının yanı sıra oldukça çeşitli bir sanat dünyasıOkumaya devam edin “Amsterdam Notları 2018”

Kafamda Bir Tuhaflık – Orhan Pamuk

Yine bir Orhan Pamuk sonrası kafam karmakarışık. Yoğurtçu Mustafa’nın oğlu bozacı Mevlüt’ün hikayesi. İstanbul’a adanmış koca bir hayat, umutlar, sevinçler, mutluluklar, gözyaşları, hüzünler ve daha nice duygu.. Açlık ve sefaletle geçmiş bir hayatın 40 yıllık yolculuğunda, İstanbul’un değişen çehresini, kültürel farklılıklarını, kentleşmesini ve günümüze uzanan hikayesine de şahitlik ediyorsunuz..

Yiten bir yılın ardından..

Koca bir yıl daha bitti. Artık takvimlerde 2018 olmayacak. Hüzünle, ezelden beri sırdaş olmuşlar bilir, her bitiş bir hüzündür. Belli belirsiz, önemli önemsiz her yanlışta, haksızlıkta, hatada, ayrılıkta, olmamışlık da hüzünlenebilir insan eğer insansa..