https://www.bloomberg.com/news/articles/2022-10-14/how-the-bicycle-conquered-amsterdam

Başta bisiklet ve diğer iki tekerlekli ulaşım araçları, daha az yakıt ile ulaşımın en güzel örneklerinden sayılır. Bununla beraber bisiklet, sağlıklı bir yaşama pedal çevirmemize olanak sağlarken “martı” ise çevreci bir misyon edinerek toplumdaki bireyleri bir bakıma topyekûn sürdürülebilir bir vizyona dahil ediyor. 


Amsterdam’da bir elinde şemsiye olmasına rağmen azımsanmayacak bir hızda bisiklet süren insanlara şahit olmuştum. Sürekli korna sesleri, pedal sesleri duymak mümkün. Bisiklet Avrupa başkentlerinde ve en önemlisi Amsterdam’da kabul görmüş bir kavram. Bu kültürün ne kadar sürede oluştuğunu tahmin etmek zor ancak Türkiye’de benzer bir kültür ne kadar sürede oluşur emin değilim.


Çok uzaklara gitmeye gerek yok örneğin dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 10 şehrinden biri olan Antalya’da birkaç kez kaldırımında yaya olduğum halde otomobillere yol verdiğimi hatırlıyorum! Yayaların bile söz hakkına sahip olmadığı bir ülkede iki tekerlekliler araç kullananlar için nasıl bir hareket alanı sağlanır, nasıl bir fizibilite yapılabilir ya da yapılabilir mi kuşkularım var.

Benim gördüğüm yürüyüş parkurları ile bisiklet yolları genelde aynı güzergâh üzerinde konumlandırıldığı için bisiklet yollarında yürüyüş yapanlarla bisiklet sürenler arasında nahoş bir iletişim var. Birisi yürüyemediği için diğeri hızlı gidemediği için mutsuz!


Yine de sizin 3 yıl önceki videonuzdaki gibi “Allah büyük. Atmakta var yemekte”
https://www.youtube.com/shorts/Ifeuhf3F8fo?feature=share


Birkaç fotoğraf çekmiştim, onu da paylaşayım, Amsterdam = bisiklet dersek sanırım abartmış olmayız.
https://yeicgezsev.wordpress.com/2019/01/30/amsterdam-notlari-2018/


Yolunuz açık olsun. 

Reklam