Ümit Ünker / Değer Odaklı Satış

*Fiyat insanların ödediği şeydir, değer ise satın aldıkları…

*bir şeyi değerli kılan, o şeyin insanların algısında oluşan yeridir

*İnsanlar kendilerine herhangi bir zamanda karşılıksız iyilik yapan insanların isteklerini karşılıksız bırakmaz ve insanlar konusunda uzman ya da otorite olanların söylediklerine çok yüksek oranda inanır

*yeni müşteri bulmanın maliyeti mevcut müşteriyi geliştirmenin maliyetinden her zaman daha pahalıdır
*Zaman, yerine konması,geri döndürülmesi,yenilenmesi,depolanması,satın alınması mümkün olmayan tek kaynaktır
*Sunumlarinizda mutlaka sayılar,referanslar kullanın çünkü insanlar karar anlarında şüphesiz ki çoğunluğun tercih ettiği şeylere daha duyarlıdır
*Sanılanın aksine, insanların kendilerine değil, bir başkasına birşeyler alması iyi gelir

*iletişimde beden dili %55, ses tonu %38, sözcükler ise %7’lik bir etkiye sahiptir

*siz siz olun, müşterilerinizi konuşturun…

*iletişimin temel prensibinin öncelikle dinlemek olduğu göz ardı ediliyor

*satışın belli kuralları vardır ancak satış bir teknik ya da taktik değil, sosyolojik ve psikolojik bir süreçtir

*yoğun ve uzun olmamak şartıyla kendimiz için bir miktar strese ihtiyacımız vardır
*İnsanlar yalnızca dikkat ettikleri şeyleri dinlerler…

*”satış, bilmeyenler için bir ticaret, profesyoneller için bir bilimdir”Jeffrey Gitomer

*Plasebo etkisi bir telkindir

*rekabet her zaman daha fazla verimlilik getirir

*yapılan araştırmalar, hikaye anlatılan görüşmelerde satışların %20 arttığını gösteriyor
*Gözler güveni tetikleyen en önemli bölümdür

*öfke ve saldırganlık “öğrenilmiş bir davranış”tır.

*samimi bir iltifatin pazarlamaya başlamadan önce yapılması başarı oranını çok daha fazla arttırır
*Pareto etkisi: nedenlerin %20’si sonuçların %80’ine yol açar
*Ürünü aldiginda elde edeceği faydayı vurgularken almadığında kaybedeceği olguları da vurgulamak taktiksel bir yaklaşımdır
*İyi bir satışci çok konuşan değil, çok dinleyendir

*iletişimin temelinde dinlemek yatar

*”bir şeyi sevmenin yolu, onu kaybetme ihtimalinin olduğunu bilmekten gecer” G.k.Chesterton

Arthur Schopenhauer / Mutlu olma sanatı

*Anlayışlı olmak, mutluluğun ana parçasıdır. Sophokles

*Düşünmemekte hoş bir hayat vardır. Sophokles

*Başkasının mutlu olması seni rahatsız ediyorsa asla mutlu olamazsın. Seneca

*Önünde ne çok kimsenin olduğunu görürsen ne çok kimsenin de arkanda olduğunu düşün. Seneca

*göğsünü saran zincirleri kırıp sizlanmayi kesen kimse, ruhunun en büyük kurtaricisidir. Ovidius

*Zenginlik, deniz suyuna benzer: Ne kadar içilirse o kadar susatir

*Memnuniyetsizligimizin kaynağı, isteklerin katsayısını yukarı çekme çabamız sürekli yenilenirken bunu önleyen diğer katsayinin hareketsizliginde yatar

*Zor zamanlarda itidalini (ölçülülük) korumayı, güzel anlarda da aşırı sevincini dizginlemeyi hatırla. Horatius

*istediğimiz gibi yaşamamaliyiz, yaşayabileceğimiz gibi yaşamalıyız

*Aklı başında kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir. Nikomakhos

*Neşeli insanın neşeli olmak için her zaman nedeni vardır ki o da neşeli olmasıdır.

*Aklı başında kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir.

*o halde mutlulugumuzun sahnesi, mevcut andır

*Adeta düşüncelerimizin çekmeceleri olmalıdır ki birini açtığımızda diğerlerini kapayalim

*Çoğu talihsizlik, iyimserlikle desteklenen cehaletten kaynaklanır.

*mutluluk bir rüyadır, aciysa gerçek. Voltaire

*hayat santranca benzer: ikisi için de plan yaparız fakat bu santrancta rakibin, hayatta da kaderin kendi istedigini yapma şartına bağlı kalır.

*hayat zar atmaya benzer: zar ihtiyaç duyduğun şekilde düşmezse, rastlantınin sunduğunu sanat düzeltmek zorunda kalır. Terentius

*oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi. Bunu kaybetsem ne olurdu

*mutlulugumuzun en az onda dokuzu yalnızca sağlıktan kaynaklanır. Bizi mutlu ya da mutsuz eden, aslında deneyimle dışarıdan ilişkili şeyler değil bunları kavrama seklimizdir

*sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur

*rüya, hayatın monogramidir

*varolusumuzun mutluluğu bakımından bilinç durumu kesinlikle en önemli şeydir. Zira dolaysız olan yalnızca bilinctir, diğer her şey dolaylidir, tamamıyla öyledir.

*yani şöyle, olabilecek olan olasıdır.fakat olabilecek olan, kesin olarak olur çünkü aksi takdirde olamaz. Gerçeklik, olasılığın onculleri sağladığı bir sonun sonucudur.

*en büyük mutluluk, kişiliktir.

*deha, melankoliyle akrabadır.

*hayatta en değerli iki şey: gerçek aşk ve dayanıklı dostluk..geri kalan her şey cehenneme

*mutluluk, kendine yetenlerindir.