BatmanvSuperman #izle

Dikkat: bu yazı spoiler içerir

Evet günlerdir, haftalardır, aylardır ve hatta yıllardır beklenen film sonunda vizyona girdi. Batman v Superman Dawn Of Justice

Rekorları kırması bir yana insanlığa umut aşılaması açısından da önemli bir başarıya imza atmış film.

image

Okumaya devam et “BatmanvSuperman #izle”

ItbBerlin 2016

Yoğun bir metro trafiği sonrası dünyanın bir numaralı turizm fuarındaydım, itb . Müthiş bir yoğunluk vardı her zamanki gibi. Hemen ana girişin önünde Batman & Superman filmine istinaden film afişi ve BatMobile vardı. Sanki gerçekti ve boyutları kesinlikle gerçekçiydi.

Okumaya devam et “ItbBerlin 2016”

Berlin

Biraz geç kaldım farkındayım ama önemli olan yazmak değil mi?

Gönül ister ki Almanya’ya daha sık gidebileyim ama gerek haftanın 6 günü çalışma şartı gerek vize gerekliliği ( almanya konsolosluğu sağolsun 2015 yılında 16 günlük vize verdi ) ve gerekse motivasyon eksikliğinden olsa gerek fuar dışında pek gidemiyorum Almanya’ya.

Son dakika gitmeye karar verdiğim için uçuşumdan tam olarak 14 saat öncesinde pasaportumu aldım.
Bu da ayrı bir stres kaynağı tabi. Otel ve uçak rezervasyonları yapılmış. Görüşmeler için toplantılar kararlaştırılmış ve siz gidemiyorsunuz! çok üzücü bir durum.

Neyse önce Antalya-İstanbul Sabiha Gökçen ve daha sonra Sabiha Gökçen Schenöfeld.

Pegasus konusunu ayrıca ele alacağım ama bir zahmet uzun yol seferlerinde tv ekrarı olan uçakları tercih etse, azıcık müzik olsa, gazete servisi olsa harika olacak.

Soğuk bir Berlin karşıladı yine soğuk memurlar. Ulaşım ve kahve deneyimlerini yaşadıktan sonra kısa bir tur yaptım.

Checkpoint Charlie tarihi noktasına bir göz attım, Friedrichstraße deki bir otelde kaldığım için ilk gün sadece otel civarında dolaştım. Bir günde bir hafta da ve belki de bir ayda gezilecek bir şehir değil Berlin.

Restaurant ve otel notlarım bir sonraki yazılarımın konuları olacak

CafeEinsteinBerlin

Kahve bir çoğumuz için vazgeçilmez bir içecek. Son 3 yıla kadar oldukça çok içerdim .

Belli bir limiti yoktu ve bazen abarttığımı düşünürdüm ta ki reflü teşhisi konulana kadar.

1 yıla yakın bir süre azalttım hatta içmedim diyebilirim ancak kahve hep kazanır!

8-12 mart 2016 tarihleri arasında Berlindeydim ve şehri yeniden dolaşma şansım oldu.

Aradığınız sadece kahve değil bunun yanında standart bir concept, saygı, klasik müzik, huzurlu bir ortam ve olabildiğince sessizlik ise Sturbucks sizinde vazgeçilmezlerinizdendir.

Ancak bu sefer yolumuzun üstünde Cafe Einstein vardı ve daha sonradan gördüm ki tıpkı

Sturbucks ya da Costa ya da Caffe Nero gibi kahve zinciriymiş. Ne farkı vardı diye sorun hiç bir farkı yoktu Sturbucks’dan. Sadece ismi değişik ve olabildiğince kopyalamışlar.

Personel kıyafeti sanırım üniforma değildi, şeker-süt istasyonu ayrı bir alanda değilde asanın hemen yanında idi.

Çay aldım ve bir sandviç. Karton bardak vermiyorlar ve adımı da sormadılar 🙂

 

Bence insanlar orjinal birşeyler ortaya çıkarmayı öğrenmeli. copy-paste insanlar, konular, detaylar, girişimler

Metro #Berlin

Berlin’e gidenler bilir çok gelişmiş bir metro ağı vardır.

Şehrin altından geçenler, şehrin üstünden gidenler, trenler..

Maalesef metro kartlarını doldurduğunuz kiosk 10-20 euro dışında daha üst bir meblağ

kabul etmiyor. Örneğin havalimanına vardıktan sonra metro kartı almak isteseniz ve

üzerinizde 10 ya da 20 euro yoksa metro kartı alamıyorsunuz. Para bozduracak yer yok

metro civarında! ya geri dönüp havalimanının içinden paranızı bozduracaksınız ya da küçük

bir meblağ ile bileti alıp daha sonra daha uzun süreli kartlar alacaksınız.

Almanya da kartlarınızı metroya binmeden okutmanız gerekiyor ancak gözlerimin gördüğü

Metroya 100 kişi biniyorsa 2 ya da 3 kişi bunu yapıyor. Geri kalanlar yapmıyor çünkü

İngiltere de olduğu gibi metro alanına geçişte herhangi bir kart okutma sistemi yok.

Dürüst bir birey olarak Polonya da ya da Almanya da ( her iki ülkede de kullandım ) kartım

hep oldu ve sorunsuz seyahat ettim. Ancak stratejik bir hata yaparak Almanya da 4 gece

kalacağım halde 3 günlük bilet aldım ve son gün sıkıntı yaşadım. Gereksiz yere panik ve can

sıkıntısı. ITB’nin 3.gününün akşamında kart almak istedim ama yanımdaki minimum para

miktarı 100 euro idi. Tabi 1 günlük kart alamadım ve gittim kısa mesafe aldım. Meğer 3

binişlik imiş. Bir şekilde kendimi otele attım ve sorun olmadı. Son akşam biraz dolaşayım

diye çıktım ve memura yakalandım. Alnımda yazıyor bilmiyorum geldi direk bana bilet

sordu. Buyrun dedim. Bunun tarihi geçmiş dedi. Önce Almanca, sonra ingilizce ve en son

türkçe konuşarak derdimi anlatmaya çalıştım. Yok dinletemedim, avını yakalamış hayvan

gibi yok şefi bize bakıyormuş, yok türkçe konuştuğumuzu duymuşmuş, yok bunu almak

zorundaymış, yok kameralar görmüşmüş. Neyse 10 dakikalık çırpınışlarım fayda etmedi

60 euro cezayı ödemek zorunda kaldım. Hep duyduğum ve hep dikkat ettiğim bir konuydu

ancak olmadı.

Keşke mantık çerçevesinde kioskları yeniden organize etseler çünkü hepsinin üstünde

no credit card yazıyor bu demek ki illa cash ödeyeceksin.

Bazı ananslor sadece Almanca, panolar sadece Almanca ve çok karışık bir metro.

Londra’nın gözünü seveyim bu açıdan

Laf-ı güzaf #sabah

Sabah erken uyanmak gibisi yok
Şehir uykuda ama sen uyanıksın
Cılız araç sesleri, anlamdıramadığın makine sesleri ve derin yalnızlığın sesi
İster istemez düşünmeye başlıyorsun; nerdeyim, kimim, nereye gidiyorum, nerde olmalıydım falan filan

Sonra ürkek bir güneş ufukta görünmeye başlar
Belki istediğin belki istemediğin gün başlar
Elveda sessizlik
Elveda yalnızlık
Elveda sorular
Elveda karanlık

Günaydın, hoşgeldin